Yazar arşivleri: Vet. Hek. Gürkan Diker

acilveterinerhizmeti (23)

Neden Kuru Mama?

 

Günümüzde şişmanlık insanların sağlığını tehdit eden önemli bir sorun. Benzer şekilde, kediler de aynı dertten muzdarip. Dikkat ederseniz, Garfield boyutlarındaki ev kedilerinin sayısı hiç de az değil.

Tıpkı insanlarda olduğu gibi, obez kedilerde de şeker hastalığına sık rastlanıyor. Bu hastalık, kediler için çok ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ancak, sadece şişmanlığın mı yoksa günümüzde kullanımı giderek yaygınlaşan kuru mamaların mı bu hastalığı tetiklediği tam olarak bilinmiyordu.

Kuru mamalar, konserve mamalara göre daha yüksek oranda karbonhidrat içeriyor. Kuru mamaların %30 ila %40′ı karbonhidrattan oluşuyor. Oysa kediler doğaları gereği etobur oldukları için bu kadar fazla miktarda karbonhidrata gereksinimleri yok. Yaş konserve mamalarsa, proteince daha zengin ve etoburların doğal beslenmelerine daha yakın bir bileşime sahipler. Bazı uzmanlar, buna dayanarak kedilerin kuru mamalarla beslenmelerinin onların doğasına aykırı olduğunu öne sürüyorlar.

Missouri Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, bunun pek de gerçeği yansıtmadığını gösterir nitelikte. Araştırmada, ABD’de kuru mamayla beslenerek yetiştirilmiş kedilerle Yeni Zelanda’da konserve mamalarla beslenerek yetiştirilmiş kediler karşılaştırılmış. Sonuçta, iki grup arasında kan şekeri değerleri bakımından önemli bir fark olmadığı gözlenmiş.

Bununla birlikte, besin türü ne olursa olsun, asıl riski oluşturanın gereğinden fazla enerji almak olduğu ortaya çıkmış. Bu sadece şeker hastalığı değil, birtakım başka hastalıklara da neden oluyor. Araştırmada, kuru mama yiyen kedilerle konserve mama yiyen kediler arasında kilo alma bakımından bir fark görülmemiş.

Araştırmayı yürüten Robert Backus, kedilerin yedikleri besin miktarının kontrol altında tutulması gerektiğini ve aşırı kilo almalarına izin verilmemesi gerektiğini belirtiyor.

                                                        Kaynak BBC News

hachiko1

Hachiko

Hachiko (1)1924 yılında tokyo üniversitesi’nde görev yapan japon profesör Hidesabura Ueno, kendine tren istasyonunda bulduğu küçük
bir köpek yavrusu edindi. Profesör Ueno köpeğine, Japoncada “sekiz tane” anlamına gelen Hachiko adını koydu.

Safkan akita cinsi beyaz bir erkek olan Hachiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya yürüyen sahibine eşlik
etti. Metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurladıktan sonra da eve döndü. Çok geçmeden bir akşam üniversite
dönüşünde metronun çıkışında Hachiko’yu kendisini beklerken gördü profesör ve çok şaşırdı. Bu akıllı köpek sahibinin eve
dönüş saatlerini hesaplayarak ve aynı yolu kullanacağını düşünerek metronun önüne gitmişti.

Ondan sonraki bir yıl boyunca her sabah sahibini metroya kadar götürdü, her akşam iş çıkışında da metronun önünde
karşıladı. Saatini hiç şaşırmadı.

ama bir akşam profesör metrodan çıkmadı. Hachiko gözleri metronun kapısında, gece boyunca bekledi.

Bir sonraki akşam profesör yine yoktu. Üçüncü akşam metrodan yine çıkmadı.

Çünkü profesör üniversitede kalp krizi geçirip ölmüştü..

Hachiko her akşam sahibim metrodan çıkar diye inatla bekledi. Haftalar, aylar,yıllar boyunca her akşam tokyo metrosunun
Shibuya İstasyonunun kapısına gitti. Tam 10 yıl boyunca.

hachiko2

12 yaşındayken metronun kapısında öldü.

Bugün tokyo’ya gidenlerin Shibuya İstasyonunun kapısında karşılaştığı köpek heykeli Hachiko’dur.

Japonlar, sadakat ve insan hayvan ilişkisinin sembolü olarak ölümünden hemen sonra 10 yıl boyunca sahibini beklediği yere
Hachiko’nun heykelini diktiler.

 

Adına film yapılan hachiko’nun filminin özeti:

Daha önce 1987 yılında Hachiko Monogatari isimli japon filmine konu olan film 2009 yılında Amerikalı yapımcılar tarafından yeniden yorumlanmış.Ama bu sefer filmin başrolünde Richard Gere var..Filmin konusu bir kolej profesörü ve tren istasyonunda bulduğu köpek etrafında dönüyor..Film Japonya’dan gönderilen Akita cinsi yavru köpeğin taşıma sırasında tren istasyonunda kaybedilmesi ve Parker’ın (Richard Gere) köpeği bulmasıyla başlıyor. Profesör ve ailesi İlk başta “sadece sahibini bulana kadar bizim evde kalacak” desede köpeğin sahibi hiçbir zaman bulunamaz ve Parker ile ailesi köpeğe iyice bağlanırlar. Hachi, Parker hergün işe giderken yanında gidip onu uğurlar ve dönüşte karşılar. Fakat bir gün Hachi onunla gitmek istemez ve Parker’ın da gitmesini istemez işte o gün Parker kalp krizi geçirir ve hayatını kaybeder.

Profesörün hayatını kaybetmesinden sonra Hachi istasyona gider ve profesörün gelmesini bekler başkaları onu sahiplendiysede yanlarında durmaz kaçarak istasyona döner, profesörün ölümünden itibaren tam 9 yıl istasyonda sahibini bekleyen Hachi en sonunda istasyonda hayata gözlerini kapar..

Şimdi asıl mevzuya gelelim, yukarıda anlatılan film aslında yaşanmış bir hikaye, olay Japonyada 1923-1935 yılları arasında yaşanmış, ve Hachinin sadakatinden ötürü Japonyadaki Shibuya İstasyonunun önüne onun bir heykeli dikilmiş..Hachiko’nun yılmadan beklediği Japon profesörün adı ise Hidesaburō Ueno imiş..

 

 

 

[push h="40"]

acilveterinerhizmeti (189)

Hayvanlar hakkında bilmek istediklerniz

  • Bir inek, yaşamı boyunca yaklaşık 200.000 bardak süt verir.

  • Kırkayakların vücutlarının her bölümü iki çift ayağa sahiptir. Adları “kırkayak” olsa da, bu böceğin ayak sayısı, 8 ile 200 arasında değişir

  • “V” şeklinde uçulduğunda, uçan her kuş kanat çırptığında, arkasındaki kuş için onu kaldıran bir hava akımı yaratır. Böylece “V” şeklinde bir biçimlenme ile uçan kaz grubu, birbirlerinin kanat çırpışları sonucu ortaya çıkan hava akımını kullanarak uçuş menzillerini %70 oranında uzatır. Yani tek başına gidebilecekleri maksimum yolu grup halinde neredeyse ikiye katlarlar.

  • 10 gramlık bir sümüklüböcek 1kg’ lık yükü çekebilmektedir.

  • 16 yıl yaşayan soğan kuşu bu süre içinde 8 milyon kilometre uçabilir. Bu ise bu kuşun dünyanın çevresini 220 kez dolaşması demektir.

  • 33 metrelik uzunluğu ile Mavi balina dünyanın en uzun memelisidir.

  • Ahtapot: yunus ve balinadan sonra denizde yaşayan en akıllı canlıdır.

  • Altın guguk kuşu her zaman altın madenleri dolaylarında öttüğünden sayısız altın arayıcıyı ardından sürükler.

  • Anakonda yılanı ağzını bir keçi sığacak kadar açabilir.

  • Arılar ve sivrisinekler kanatlarıyla bu sesi çıkarırlar.

  • Avustralya’ya özgü bir hayvan olan kanguru, güçlü arka bacakları nedeniyle 9 metre kadar uzağa sıçrayabilir. Düşmanlarını kısa olan ön ayakları ile yumruklar. Arka bacaklarının arasında içi kürklü bir kesesi vardır ve yavrusunu bu kesenin içinde taşır.

  • Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.

  • Bir bal arısı bir gün içinde 10.000 çiçeği ziyaret edebilir, ama yaşamı boyunca topladığı bal özünden yaptığı bal ancak bir çay kaşığını dolduracak kadardır.

  • Bir köpek balığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.

  • Bir pire kendi büyüklüğünün ortalama 150 katı yüksekliğe zıplayabilir.

  • Bir trol teknesi bir kilogram karides için 10-12 kg deniz canlısı öldürür.

  • Bütün Avrupa kıtasında 60.000 civarında hayvan türü tespit edilmişken, bu sayı Türkiye’de 80.000’den fazladır.

  • Büyük baş hayvanların dışkılarından çıkan metan gazı küresel ısınmanın en önemli nedenlerinden biridir.

  • Canlılar içinde en kısa ömürlü olanı 17 gün ile “kara sinek” iken, en uzun ömürlü olanı ise 4900 yıl ile “diken kozalaklı çam” dır.

  • Çekirgeler öyle obur böceklerdir ki 40-80 milyon çekirgeden oluşan büyük bir sürü, yolları üzerinde bulunan 80.000 ton mısırı sadece bir gün içinde tüketebilirler.Oysa bu miktardaki mısır 400.000 insanın bir yıl boyunca beslenmesine yeterlidir.

  • Dalmaçya köpeklerinin anavatanı Hırvatistan’ın Dalmaçya bölgesidir.

  • Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır.

  • Denizlerin karanlık ve soğuk sularında yaşayan buz balığı, kanının donmasını önleyen bir madde üretir.

  • Dev kara kaplumbağası 200 yıl yaşar.

  • Devekuşlarının boyları yaklaşık 2,5 metredir. Ancak ağırlıkları 150 kilograma kadar çıkabilir ki bu iki yetişkin insanın ağırlığına eşittir.

  • Devekuşunun gözü beyninden daha büyüktür.

  • Develer çölde on gün boyunca susuz yaşayabilirler.

  • Dünyada 1 milyar hayvan ve 355.000 bitki türü bulunmaktadır.

  • Dünyada bir yılda evcil hayvan mamasına harcanan para 1,5 milyar dolardır. Bu bebek mamasına harcanan tutarın dört katıdır.

  • Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1.000.000’dur.

  • Dünyada tutulan balıkların dörtte üçü yenir.Geriye kalan kısmından yapıştırıcı, sabun, margarin ve gübre yapılır.

  • Dünyadaki balıkların %90’ından fazlası Kuzey Yarımkürede tutulmaktadır.

  • Dünyanın en ağır hayvanı 120 tonluk ağırlığıyla Mavi Balinadır.

  • Erkek Antarktika imparator pengueni yumurtalarını muhafaza etmek için 60 gün boyunca Antarktika’nın soğuğuna dayanır.

  • Evcil köpeklerin davranışlarının yüzde 50’si kurtların davranışlarıyla hemen hemen aynıdır.

  • Filler zıplayamayan tek memelidir.

  • Fillerin dişleri yaşamları boyunca uzamaya devam eder ve ağırlıkları 90 kiloya kadar ulaşabilir.

  • Göz alıcı renklere sahip olma kuşların daha kolay eş bulmalarına yardımcı olur.

  • Her yıl maymunlar tarafından öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölen insan sayısından fazladır.

  • İmparator penguenlerinde dişisine kur yapan erkek penguen ona değerli bir çakıl taşı armağan eder. Dişi penguen taşı yuva yapmak için kullanır.

  • İnsan yiyen balık olarakta bilinen “pirana”nın adı Portekizce “balık” ve “diş” kelimelerinden gelmektedir.

  • İnsanın ölümüne en fazla yol açan hayvan sinektir.

  • İşçi karıncaların yaşam süresi 7 yıl iken kraliçe karınca 15 yıl yaşayabilir. Karıncalar uyumaz.

  • Kanada’nın Hudson Körfezindeki Churchill, “kutup ayılarının başkenti olarak” anılır. Sonbaharda binlerce ayı kıyılara iner ve suyun donmasını bekler. Böylece fok balıklarını avlarlar.

  • Kangurular geriye doğru yürüyemezler.

  • Kazlar göç ederken yorulan yada hastalanan arkadaşlarını sırtlarında taşırlar.

  • Kediler günde ortalama 16 saatlerini uyuyarak geçirirler.

  • Kedilerin köprücük kemiği olmadığından kafalarının sığabildiği her yerden geçebilirler.

  • Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.

  • Kısa mesafede dünyanın en hızlı koşan hayvanı saatte 100 kilometre hıza ulaşan çita’dır.

  • Kış uykusuna yatan hayvanların vücut ısısı 0°C’ye kadar düşebilir. Dakikada birkaç kez soluk alır ve kalp atışları duyumsanamayacak kadar yavaşlar; hayvanlar bu sırada vücutlarında depoladıkları yağı yakar ve kış uykusu sonunda vücut ağırlıklarının %40’ını kaybederler.

  • Köpekbalıklarının tüm hastalıklara karşı bağışıklıkları vardır.

  • Kuzey kutbunda yaşayan deniz kırlangıcı kuzey kutbunda kışın başlamasıyla 20.000 kilometre uçarak, yaz mevsimi yaşanan güney kutbuna ulaşır ve burada beslenir. Güney kutbunda kış mevsimi başladığında ise 20.000 kilometre uçarak kuzey kutbuna ulaşır.

  • Küba’ da yaşayan arı kuşları 1,23 gr’ lık ağırlıklarıyla dünyanın en küçük kuşlarıdır.

  • Memelilerin kanı kırmızı, böceklerinki sarı, ıstakozunki ise mavidir.

  • Okyanuslardaki canlıların sayısı karalarda yaşayanlardan çok daha fazladır.

  • Ördekler her yıl tüy değiştirir, eski tüyler dökülür yerine yenileri çıkar. Yeni tüyler çıkana kadar dışarı çıkamazlar. Bu dönemde ya otlar arasında ya da suda saklanarak düşmanlarından korunurlar

  • Ördekler üstlerine yağ sürerek tüy ve teleklerini su geçirmez yaparlar. Göğüs bölgesindeki salgı bezlerinin ürettiği yağı tüylerine gagalarıyla sürerler.

  • Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur.

  • Saatte 50 metre hızla, en yavaş giden kara hayvanı salyangozdur.

  • Sadece dişi sivrisinekler ısırır.

  • Sinekler besinlerini tatmak için bacaklarını kullanırlar. Herhangi bir şeyi yemeden önce, üstünde gezinirler.

  • Sineklerin beş gözü vardır.

  • Sivrisinek -270 °C’de yani mutlak sıfırda bile yaşayabilmektedir.

  • Suda yaşayan tek hücrelilerden Çancık yaşamına kendi isteğiyle ve patlayarak son verir.

  • Sümüklü böcek hiç durmadan üç yıl uyuyabilir.

  • Şempanze ve Yunus insandan sonra ki en zeki canlılardır.

  • Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.

  • Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.

  • Timsahlar renk körüdür.

  • Timsahlar yakaladıkları avlarını dişlerinin arasında 1250 kiloluk bir basınç uygulayarak ve yakaladıktan sonra vücutlarının etrafında dönerek ölüm dansı denilen burgu hareketiyle öldürürler.

  • Türkiye’de 120 memeli hayvan, 440 kuş, 13 sürüngen, 350 balık türü yaşamaktadır.

  • Yer solucanları gerektiğinde toz biçimine dönüşüp yaşamlarını askıya alabilirler ve bu biçimde 120 yıl boyunca kalarak sonra eski biçimlerine dönebilmektedirler.

  • Yeryüzünde 170.000 kelebek türü vardır.

  • Yetişkin bir ayı bir at kadar hızlı koşabilir.

  • Yılanlar her zaman avlarını kafa tarafından yutmaya başlarlar. Çünkü kurbanlarını ayaktan yutmaya başlarlarsa ağızlarına takılarak boğulmalarına yol açabilir.

  • Zehirli kobra yılanının anavatanı Hindistan’dır.

acilveterinerkorkopek

Kör Bir Köpeğiniz Varsa

 

[push h="10"]

Kör bir köpeğiniz varsa,
[push h="10"]
Köpeğiniz göz tansiyonu, kornea, retina hastalıkları gibi sebeplerden ötürü görme yeteneğini kaybetmiş olabilir, buna rağmen gözleri görmeyen bir köpek de, eğer gerekli önlemler alınırsa, mutlu ve sağlıklı yaşayabilir. Köpekler çok yüksek düzeyde koku alma ve duyma yeteneğine sahip olduklarından aşağıdaki püf noktalar uygulanırsa gayet konforlu şekilde hayatını sürdürebilecektir.
[push h="10"]
* Evdeki eşyaların yerini kesinlikle değiştirmeyin,
* Evdeki yürüyüş ve geçiş yollarını daima açık tutun,
* Su ve mama kabını kolay ulaşabileceği bir yere koyun, kolayca hareket edebileceği bir bölgeye koyun,
* Bir odadan diğerine giderken kesinlikle kucağa almayın, yavaşça yürüyerek götürün,
* Kafa bölgesindeki tüyler, özellikle bıyıklar anten görevi görür, kuaförde bunları kestirmeyin,
* Uyuyan köpeğinizi seslenerek uyandırmadan kucağınıza almayın, ciddi bir endişe yaşabilir,
* Evinizdeki sivri eşyalara dikkat edin, ev kazalarına sebep olmayın,
* Merdiven, basamak gibi bölgelere dikkat edin, ortopedik sakatlanmalara yol açarlar,
* Oyuncak seçiminde ses çıkaran, kokulu yuncakları tercih edin,
* Gözlerinin görmediğini ifade eden aksesuarlar, dışarıda köpeklerini dolaştıran insanlar tarafından rahatsız edilmemesini sağlayacaktır,
* Yurtdışında satılan, etrafa çarpmamasını sağlayan çemberlerden satın alabilrisiniz.

 

[push h="30"]

Üç renkten oluşan kedilerin ortak özellikleri dişi olmasıdır.

Üç renkli diye tabir edilen siyah, sarı, beyaz renkleri bir arada taşıyan kedilere “Calico” yada “Tricolor” denir ve her zaman dişi olurlar.

Üç renkli erkek kedi çıkma ihtimali 3000/1′dir.

Üç renkli erkek kediler gen sorununa bağlı kısırdır ve 10.000/1 oranında kısır olmayan 3 renkli erkek kedi çıkabilir.

enbuyukdenizcanavari

En Korkunç Deniz Yırtıcısı

En Korkunç Deniz Yırtıcısı

[push h="10"]

En büyük deniz canavarlarından “pliozor”a ait dev kafatası, yaratığın 18 metreye yaklaşan boyu olduğunu gösteriyor.
[push h="10"]
İngiltere’nin Manş denizi kıyısında bulunan ve dünyanın şimdiye kadar gördüğü en korkunç yırtıcı olarak kabul edilen dev deniz canavarı “pliozor”a ait kafatası Dorset kenti müzesinde sergilenmeye başlandı.
[push h="10"]
Kendisini kaplayan kayadan çıkarılması 18 ay süren fosil, canavarla ilgili önemli ayrıntılar ortaya koyarken, bilimadamları, bu yaratığın yeni bir tür ya da familya olabileceğini düşünüyor.
[push h="10"]
Bilimadamları, 2008′de amatör bir fosil toplayıcısı tarafından Weymouth yakınlarında bulunan 155 milyon yıllık kafatası fosilinin yüzde 95′inin tamamlandığını belirterek, bunun şimdiye kadar bulunan pliozor fosilleri içinde en iyi korunmuş olanı olduğunu kaydetti.
[push h="10"]
İlk bakışta timsaha benzeyen dev yırtıcının kafatası incelendiğinde, Jurasik ve Kretase dönemlerinde yaşayan bu “ısırık makinesinin” gücünün kolayca görülebileceğini anlatan paleontologlar, kafanın üstündeki iki delikte bulunan yuvalardaki gözleriyle avına nasıl odaklandığının ve anormal güce sahip çene kaslarıyla açtığı kocaman ağzındaki jilet gibi keskin dişleriyle yoluna çıkan herşeyi çıtır çıtır yiyebileceğinin açıkça görülebildiğini belirtiyorlar.
[push h="10"]
Bunun yeryüzünde yaşamış en korkunç yırtıcı olduğunu düşündüklerini belirten paleontologlar, 2,4 metre uzunluğundaki kafatasını temel alarak, bu korkunç deniz canavarının boyunun kafadan kuyruğa 18 metreyi bulabileceğinin, bunun da bu yırtıcı yaratığın en büyük deniz canavarlarından birisi olduğunun altını çiziyorlar.

 

[push h="10"]

stresli kopek

Köpeklerde Stres

 

[push h="10"]

Stres; canlı organizmanın yaşam şartlarına etki eden çeşitli iç ve dış etkenlere karşı göstermiş olduğu reaksiyona verilen addır.
[push h="10"]
Köpeklerde, kendilerini olumsuz etkileyen çeşitli durumlar karşısında değişik tepkiler verirler. Bu tepkilerin şiddeti yaşanılan olumsuzluğa bağlı olarak farklılık gösterir.
[push h="10"]
Strese neden olan faktörler olarak,
[push h="10"]
Yaşam şartlarındaki değişiklikler (Ortam değişikliği, yeni insanlar, sahip değişikliği vs)
Konforlu Olmayan Yaşam Koşulları
Hormonal değişimler
Hastalıklar
Isı değişimleri
Gebelik ve süt verme
Aşırı eğzersiz
Yetersiz ve dengesiz beslenme
Yemek veya dışarı çıkma saatlerindeki düzensizlikler
Bazı köpeklerde (özellikle küçük ırklarda) traş ve banyo
[push h="10"]
Stres, stresi yaratan faktöre, köpeğin genetik yapısına, ortama bağlı olarak değişik derecelerde belirtiler görülür ve hafif dereceli stres ve ciddi dereceli stres olarak basitce sınıflandırılabilinir.
[push h="10"]
Hafif stres vakalarında itaatsizlik iştah kaybı, hırlama, dikkat dağılması gibi belirtiler görülebilir. Bu durumlarda şartların düzeltilmesi, stres kaynağının ortadan kaldırılması ile kısa sürede iyileşmeler gözlenir.
[push h="10"]
Ciddi stres vakalarında sessizlik, ilgisizlik ve tepkisizlik, depresif tavır, insanlardan kaçmak gibi belirtiler görülebilir. Böyle ciddi stres vakalarında dehidrasyon ve aşırı iştahsızlık, yoğun tüy dökümü ileri düzeydedir.
[push h="10"]
Stresli bir köpekte, çeşitli davranış bozuklukları görülebileceği gibi fizyolojik değişiklikleri de gözlemlemek mümkündür. Stresin neden olduğu en önemli durum immun sistemin baskılanması ve vücudun hastalıklara yatkın hale gelmesidir.

[push h="10"]

kedii

Kediler Neden Hep Dört Ayak Üzerine Düşerler ?

 

[push h="10"]

Bilime göre düşen bir cisme dışarıdan bir kuvvet uygulamazsanız, ona açısal bir dönme hareketi kazandıramazsınız. Gerçi bir kule atlayıcısı, havuza düşmeden önce havada birkaç kez takla atar, kendi ekseni etrafında döner ama bu tramplen veya kuleyi terk ederken ayakları ile başlattığı bir dönme hareketidir.
[push h="10"]
Sırtüstü düşen bir kedi önce bacaklarını kendisine, kuyruğunu da bacaklarının arasına çeker, başını yere bakacak şekilde döndürür. Belirli bir noktada tam tersini yaparak bacaklarını ve kuyruğunu açar ve vücudu tam ters yöne, yani yere doğru döner. Böylece paraşüt etkisi yaratarak, hızını da frenler ve inişin yumuşak olmasını sağlar.
[push h="10"]
Yapılan deney ve gözlemlerde bir kedinin alçak bir yerden düşmesinin, yüksek bir yerden düşmesine göre çok daha fazla hasar yaratabileceği tespit edilmiştir. Örneğin yaklaşık 100 metre yüksekliğindeki, 32 katlı bir binanın tepesinden düşen bir kediye hiçbir şey olmazken, 7 katlı binalardan düşenlerde ciddi sakatlıklar, hatta ölüm vakaları görülmüştür.
[push h="10"]
Bilim insanları bunu da ‘limit hız’ ile izah ediyorlar. Havadan yere düşen cisimler, önce gittikçe artan bir hızla yere düşerler. Sonra kütlelerine bağlı olarak belirli bir mesafede hızdaki bu artış durur ve ‘limit hız’ denilen sabit bir hızla yere düşmeye devam ederler. Yani bir gökdelenin tepesinden atılan madeni bir paranın yere düşme anındaki hızı ile uçaktan atılan (aynı) paranın hızı arasında bir fark yoktur. İyi ki de yoktur, çünkü bu ‘limit hız’ olmasaydı ve cisimler gittikçe artan bir hızla düşmeye devam etselerdi, yağmur damlaları kafamıza kurşun gibi düşebilirlerdi.
[push h="10"]
Bu teoriye göre yüksekten düşen kediler, yaklaşık saatte 100 kilometre sürate gelince limit hıza ulaşırlar, artık hep aynı hızda düşerler ve stresi atlatıp, kendilerine gelir ve gevşerler. Başlangıçta bahsettiğimiz dönme hareketini yaptıktan sonra, Avustralya’da yaşayan uçan sincapların uçuşuna benzer şekilde, tüm vücutlarını paraşüt gibi kullanarak, yaralanma olasılığını en aza indirerek, yere inerler.

[push h="10"]

acilveterinerhizmeti (28)

Kedilerde Hepatik Lipidoz (Karaciğer Yağlanması)

 

[push h="10"]

Kedilerde Hepatik Lipidoz (Karaciğer Yağlanması)

[push h="10"]
Sebebi belli olmayan lipidoz kedilerde en fazla görülen karaciğer hastalığıdır. Karaciğer hastalığı bulunan kedilerin %49 unda hepatik lipidoza rastlanılmıştır.

[push h="10"]

Nedeni tam olarak bulunmamakla beraber uzun süreli açlık ya da obezite, sistemik hastalıklar, diyet değişikliği ve ya da gıda alımının azalmasına bağlı olarak gelişen zayıflık esnasında bu durum kendini göstermektedir.

[push h="10"]

Çevresel stres faktörleri de hastalığın oluşumunda rol oynamaktadır. İki yaş ve üzeri kediler hastalıktan etkilenir, hastalığın oluşumunda herhangi bir ırk veya cinsiyet yatkınlığı yoktur, yaşlı kedilerin daha fazla risk altında olduğu bildirilmektedir. Obeziteyi takiben şiddetli bir zayıflık gözlemlenir ve sarılık göze çarpar.

[push h="10"]
Tedavide en önemli faktör beslenmenin desteklenmesidir, karaciğer dokusundaki sorunun düzeltilmesine çalışılır.

idrar kesesi tasları

Köpeklerde idrar kesesi taşları

 

[push h="10"]

Köpeklerde idrar kesesi taşları ve idrar kesesi kitleleri sahipleri tarafından hissedilemeyen durumlardır, eğer köpeğinizde sık idrara çıkma ve kanlı idrar gibi belirtiler görürseniz mutlaka hekiminize danışın, ultrasonografi ve röntgen muayeneleri ile kolayca tespit edileceklerdir.

[push h="10"]